44 - Duhân suresi 10. âyet meali

فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاء بِدُخَانٍ مُّبِينٍ
Fertekib yevme te’tîs semâu bi duhânin mubîn(mubînin).
  
fe o zaman, böylece
irtekib gözle, bekle
yevme o gün
te'tî gelir
es semâu sema, gök
bi duhânin duhanı, dumanı
mubînin apaçık
   
Abdulbaki Gölpınarlı Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü.
Abdullah Parlıyan Artık gözetle… Gökyüzünde apaçık gözle görülür bir dumanın geleceği günü.
Adem Uğur Şimdi sen, göğün, açık bir duman çıkaracağı günü gözetle.
Ahmed Hulusi Semânın apaçık bir duhân (duman) olarak geleceği (insanî hakikatin fark edileceği) süreci gözetle!
Ahmet Tekin Şimdi sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Ahmet Varol Artık sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Ali Bulaç Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Ali Fikri Yavuz O halde (Ey Rasûlüm), semanın aşikâre bir duman (kıtlık ve açlık) getireceği (azab) gününü gözle.
Ali Ünal Bu bakımdan, göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle;
Bayraktar Bayraklı (10-11) Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.
Bekir Sadak (10-11) GOgun, insanlari buruyecek ve gozle gorulecek bir duman cikaracagi gunu bekle; bu, can yakan bir azabdir.
Celal Yıldırım (10-11) (Ey Peygamber!) Artık göğün, insanları saracağı bir dumanla geleceği günü gözetle. Bu elem verici bir azâbdır.
Cemal Külünkoğlu (10-11) Artık sen, göğün, bütün insanları kuşatacak ve gözle görülür bir duman getireceği günü gözetle! Bu, acıklı bir azaptır.
Diyanet İşleri (eski) (10-11) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
Diyanet Vakfi (10-11) Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
Edip Yüksel Göğün apaçık bir dumanı getireceği günü gözetle.
Elmalılı Hamdi Yazır O halde gözet o Semânın açık bir duman ile geleceği günü
Erhan Aktaş Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Gültekin Onan Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Hakkı Yılmaz (10,11) Şimdi sen, göğün, apaçık bir kıtlık getireceği günü gözetle. O kıtlık insanları sarıp sarmalar. Bu, elem verici bir azaptır.
Harun Yıldırım Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Hasan Basri Çantay O halde semânın apâşikâr bir duman getireceği günü gözetle (Habîbim).
Hayrat Neşriyat (10-11) O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.
İbni Kesir Öyleyse sen gözle. Göğün açıkça bir duman çıkaracağı gün;
İskender Evrenosoğlu Artık göğün, apaçık duman (fitne) getireceği günü gözle.
Kadri Çelik Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle.
Mehmet Ali Eroğlu (9-10) Doğrusu onlar şüphe içindedirler. Artık o günü gözle! Gök açıkça bir duman getirecektir.
Muhammed Celal Şems Göğün apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Muhammed Esed Öyleyse, gökyüzünde (Son Saat'in yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği Gün'ü bekle,
Mustafa İslamoğlu Şu halde, göğün (felaket) taşıyan bir dumanla kaplanacağı günü bekle!
Ömer Nasuhi Bilmen (9-10) Fakat onlar, şekk içinde oynarlar. Artık gözet bir günü ki, gök, bir apaçık duman ile gelecektir.
Ömer Öngüt Resulüm! O halde sen göğün apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Şaban Piriş Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!
Sadık Türkmen Öyleyse şimdi sen, gökyüzünde açık bir duman görüneceği günü gözetle!
Seyyid Kutub Göğün gözle görülür bir duman getireceği günü gözetle.
Suat Yıldırım (10-11) O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
Süleyman Ateş Göğün, açık bir duman getireceği günü gözetle.
Süleymaniye Vakfı Bunların dünyasının, işin aslını gösteren bir dumanla kararacağı günü bekle.
Tefhim-ul Kuran Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Ümit Şimşek Sen göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle.
Yaşar Nuri Öztürk Artık sen göğün açıkça izlenen bir duman getireceği günü gözle.

Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.