ve lâ yunzifûne - ve sarhoş olmazlar

  
Abdulbaki Gölpınarlı O şaraptan başları da ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.
Abdullah Parlıyan ki, bu şaraptan baş ağrısı da olmaz, akılları da giderilmez.
Adem Uğur Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
Ahmed Hulusi Ne başları ağrır ondan ne de şuurları bulanır!
Ahmet Tekin İçtikçe lezzetleri eksilmez, toplumları perişan edilmez, başları ağrımaz, sarhoş olmazlar, akıllarına zarar gelmez, içtikleri de tükenmez.
Ahmet Varol Ondan dolayı ne başları ağrıtılır ne de akılları giderilir.
Ali Bulaç Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.
Ali Fikri Yavuz Ondan başları ağrımaz, sarhoş da olmazlar...
Ali Ünal –Bu şaraptan ötürü ne baş ağrısı çekerler, ne de sarhoş olurlar.–
Bayraktar Bayraklı (17-19) Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.
Bekir Sadak (17-21) Olumsuz gencler yanlarinda, bas agrisi ve donmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kaseler, ibrikler, kadehler; sececekleri meyveler, arzulayacaklari kus eti ile dolasirlar.
Celal Yıldırım Ondan ne başlan ağırır, ne de başdönmesi ve bitkinlik meydana gelir.
Cemal Külünkoğlu (17-21) Yaşlanmayan delikanlı hizmetçiler, (içmekle) başları ağrıtmayan ve sarhoş etmeyen (içeceklerin) kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle, hem de hoşlarına giden meyveler ve iştahla yiyecekleri kuş etleri ile onların etrafında (servis için) dolanırlar.
Diyanet İşleri (eski) (17-21) Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Diyanet Vakfi Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
Edip Yüksel Ne ara verirler ne de yorulurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır Ne başları ağrıtılır ondan ne de irer zevâle
Erhan Aktaş Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.
Gültekin Onan Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.
Hakkı Yılmaz (17-23) Çevrelerinde, kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler, kadehler –ki ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir– beğendiklerinden meyveler, canlarının çektiğinden kuş eti ile; hiç büyütülmeyen çocuklar, saklı inciler gibi iri gözlüler dolaşırlar.
Harun Yıldırım Ondan başları da ağrımaz ve akılları da giderilmez.
Hasan Basri Çantay Ki bundan baş ağrısına uğratılmayacaklar) gibi akılları da giderilmez.
Hayrat Neşriyat Ondan (o şarabdan) ne başları ağrıtılır, ne de sarhoş olurlar!
İbni Kesir Ondan baş ağrısına uğratılmayacakları gibi, akılları da giderilmez.
İskender Evrenosoğlu Ondan (o şaraptan) başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.
Kadri Çelik Bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de akılları giderilir.
Mehmet Ali Eroğlu Vasfı öyle ki bu şarabın; ne baş ağrıtılır, ne de akılları baştan giderilir.
Mehmet Okuyan O (içtiklerinden) dolayı başları ağrıtılmaz; sarhoş da olmazlar.
Muhammed Celal Şems (Cennetlikler’in) onunla, ne başları ağrıyacak, ne (de onlar) boş konuşacaklar.
Muhammed Esed ne kafalarını dumanlayan ne de onları sarhoş eden (bir su)
Mustafa Çevik 4-26 O Gün yeryüzü şiddetle sarsılacak, dağlar un ufak olup savrulacak ve insanlar üç sınıfa ayrılacaklar. Bir sınıf, davet edildiklerine iman edip, onu yaşama gayreti içinde orta yolu izleyen, amel defterleri sağ taraflarından verilecek mutlu kimseler; başka bir sınıf da, Allah adına davet edildikleri hayat nizamını reddedip, şirk ve küfür bataklığı içinde yaşamayı seçenlerdir. Bunlara amel defterleri sol taraflarından verilecek ve hak ettiklerini görünce hüsrana uğrayıp mutsuz olacaklar. Bir de davet edildikleri, sınırlarını da Allah’ın belirlediği hayatı yaşamak ve yaşatmak uğrunda malları ve canları ile cihat edenler var. Bunlar da yarışta öne geçenler ve Allah’a en çok yakınlık sağlayanlardır.
İşte bu en önde koşarak öncülük edenler, cennetin kendileri için hazırlanmış olan en güzel yerlerinde nimetler içinde yaşayacaklardır. Bunların birçoğu önceki ümmetlerden, az bir kısmı da sonraki ümmetlerden olacak.
Onlar o cennetlerde mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde, karşılıklı oturup, tarifsiz mutluluklar paylaşacaklar, orada ölümsüz ve daima genç olarak kalacak, tertemiz kaynaklardan ibriklere doldurulmuş içecekler ikram edilecek, içtiklerinde ne başları döner ne de sarhoş olurlar. Beğendikleri her türlü meyve, canlarının çektiği kuş etleri ve âdeta sedefler içindeki inciler gibi tertemiz, kusursuz bakışlı eşlerle de ödüllendirilecekler. Orada ne bir boş laf, ne de günaha yöneltecek hiçbir söz de duymazlar, yalnızca cennete kavuşmanın iç huzurunu yaşarlar.
Mustafa İslamoğlu ne baş döndürür ne de sarhoş eder.
Ömer Nasuhi Bilmen (19-20) Onlardan baş ağrısına uğramazlar ve akıllarını da gidermiş olmazlar. Ve (o hizmetçiler) ehl-i Cennet'in ihtiyar ettikleri meyveler ile (dolaşırlar).
Ömer Öngüt Bu şaraptan ne başları ağrıtılır ne de akılları giderilir.
Şaban Piriş Baş ağrısı vermeyen ve sersemleştirmeyen ..
Sadık Türkmen Ondan başları ağrımaz ve akılları gitmez.
Seyyid Kutub Bu içki ne başlarını ağrıtır, ne de sarhoş eder.
Suat Yıldırım Bu içkiden ötürü baş ağrısı çekmezler, sarhoş da olmazlar.
Süleyman Ateş (Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
Süleymaniye Vakfı İçtikleri, ne başlarını ağrıtır ne de sarhoş olurlar.
Tefhim-ul Kuran Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.
Ümit Şimşek O şaraptan ne başları ağrır, ne sarhoş olurlar.
Yaşar Nuri Öztürk Ne başları döner ondan ne de akılları karışır.