107 - Mâ’ûn suresi 4. âyet meali

فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ
Fe veylun lil musallîn(musallîne).
  
fe o zaman, böylece
veylun yazıklar olsun, vay haline
li el musallîne namaz kılanlara
   
Abdulbaki Gölpınarlı Vay hallerine o namaz kılanların.
Abdullah Parlıyan Bir de münafıkça Allah'ın huzurunda durup namaz kılarlar. Böyle namaz kılanların vay haline! Böyle namaz kılanlara yazıklar olsun.
Adem Uğur Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
Ahmed Hulusi Vay hâline o (âdet diye) namaz kılanlara ki;
Ahmet Tekin Göstermelik namaz kılanların, Allah’ın huzurunda namaz kıldıklarının şuuruna ermeyenlerin vay haline!
Ahmet Varol Şu namaz kılanların vay hallerine:
Ali Bulaç İşte (şu) namaz kılanların vay haline,
Ali Fikri Yavuz Artık şiddetli azab olsun, (nifak sûretiyle) namaz kılanlara ki,
Ali Ünal Vay haline (Âhiret hesabını yalanlayıp da), âdet usûlü namaz kılanların!
Bayraktar Bayraklı (4-5) Namazlarından gaflette olarak namaz kılanların vay haline!
Bekir Sadak Vay o namaz kilanlarin haline ki:
Celal Yıldırım Vay hâline o namaz kılanların ki,
Cemal Külünkoğlu (4-5) Vay, o namaz kılanların haline ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar (namaza gereken ihtimamı göstermezler).
Diyanet İşleri (eski) Vay o namaz kılanların haline ki:
Diyanet Vakfi (4-5) Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar.
Edip Yüksel Yazıklar olsun o namaz kılanlara,
Elmalılı Hamdi Yazır Fakat veyl o namaz kılanlara ki
Erhan Aktaş Vay haline salat edenlerin.1

1- Gösteriş olsun diye veya çıkarları için yardım edenlerin vay haline. Söz konusu bu kimseler, Mekkeli müşriklerdir. Ayete, “Gösteriş yapmak için namaz kılanların vay haline.” şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Mekke koşullarında Müslüman olduğunu bile gizlemek zorunda olanların, gösteriş için namaz kılmaları söz konusu edilemez. Surenin, bu ve bundan sonraki ayetlerinin Medeni olduğunu söylemek ise, bu yanılgıdaki tutarsızlığı izah etme düşüncesinden kaynaklanan ikinci bir yanılgıdır. Bu yanılgının esas nedeni, karşılaşılan her “salat” sözcüğüne “namaz” anlamı verilmesinden kaynaklanmaktadır. Oysaki salat sözcüğünün anlamlarından biri de “yardım etmek, destek olmak” tır.
Gültekin Onan Vay o namaz kılanların haline ki:
Hakkı Yılmaz 4-7 Artık, salâtlarında ilgisiz, duyarsız, gösteriş olsun diye salât eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olan; toplumu aydınlatmaya çalışır gözüken] ve basit bir şeylerin bile bir ihtiyaçlıya ulaşmasını engelleyen kişilerin vay haline!
Harun Yıldırım Veyl olsun namaz kılanlara!
Hasan Basri Çantay İşte (bu vasıflarla beraber) namaz kılan (münafık) ların vay haaline ki,
Hayrat Neşriyat Artık vay o namaz kılanların hâline!
İbni Kesir Vay o namaz kılanların haline,
İskender Evrenosoğlu İşte o namaz kılanlara yazıklar olsun.
Kadri Çelik İşte (şu) namaz kılanların vay haline!
Mehmet Ali Eroğlu Nice muhtaçlar varken doyurmayı hiç getirmezler aklına,
Muhammed Celal Şems (4-5) Onun için namazlarından gafil halde namaz kılanlara, yazıklar olsun.
Muhammed Esed Yazıklar olsun şu namaz kılıp duranlara,
Mustafa İslamoğlu İşbu yüzden, olmaz olsun (böyle) ibadet edenler!
Ömer Nasuhi Bilmen Artık vay haline o namaz kılanların ki,
Ömer Öngüt Yazıklar olsun o namaz kılanların haline!
Şaban Piriş Öyleyse yazıklar olsun o namaz kılanlara.
Sadık Türkmen Öyleyse, yazıklar olsun şu namaz kılanlara/ibadet edenlere!..
Seyyid Kutub Vay, o namaz kılanların haline ki;
Suat Yıldırım Vay haline şöyle namaz kılanların:
Süleyman Ateş Şu namaz kılanların vay haline,
Süleymaniye Vakfı Sürekli aynı şeyi yapan[*] bu gibi kişilerin çekecekleri var!

[*] Âyetin metninde geçen el-musallîn = الْمُصَلِّينَ’nin türediği es-salât = الصَّلَاة ‘ın kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır. (Lisan’ul-Arab) Bunu yapan kişilere el-musallîn denir. Namaz da her gün, aksatmadan yapılması gereken ibadet olduğu için ona salat, o ibadeti yerine getirenlere de musallîn denir. Burada anlatılan kişiler, Allah'ın verdiği görevleri ikinci sıraya koyarak başkasının isteğine uyanlardır. Bunların durumunu şu âyetler açıklamaktadır:

Allah'a kulluk edin. Hiçbir şeyi O’na ortak saymayın. Anaya babaya iyilik edin. Akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve hakimiyetiniz altında bulunanlara (esir kadın ve erkeklere) da iyilik edin. Allah, kendini bir şey zannedip övünen hiç kimseyi sevmez. Onlar hem cimrilik ederler hem de insanlara cimrilik tavsiyesinde bulunurlar. Allah'ın kendilerine yaptığı ikramı da gizlerler. Biz, ayetleri görmezlikte direnenlere aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır. Onlar mallarını insanlara gösteriş için harcarlar, Allah'a güvenmez, ahiret gününe de inanmazlar.  Şeytan kime arkadaş olursa onun arkadaşlığı pek kötü olur.

Onlar Allah'a ve ahiret gününe inansalardı da Allah'ın verdiği rızıktan hayra harcasalardı bunun onlara ne yükü olurdu! Allah, onların durumunu bilir.”(Nisa 4/36-39)

 
Tefhim-ul Kuran İşte (şu) namaz kılanların vay haline,
Ümit Şimşek Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
Yaşar Nuri Öztürk Vay haline o namaz kılanların ki,

Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.