dâllûne - dalâlette olanlar

  
Abdulbaki Gölpınarlı Ve onları görünce de şüphe yok ki derler bunlar, elbette sapıklar.
Abdullah Parlıyan ve ne zaman inananları görseler onlara: “Yazık, bu insanlar doğru yoldan sapmış” derler.
Adem Uğur Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.
Ahmed Hulusi Onları (iman edenleri) gördüklerinde: "Muhakkak ki bunlar, elbette sapkınlardır" derlerdi.
Ahmet Tekin Mü’minleri gördükleri zaman:'İşte bunlar yanılgı içindeler.' diyorlardı.
Ahmet Varol Onları gördüklerinde: 'Bunlar hiç şüphesiz sapıklardır' derlerdi.
Ali Bulaç Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.
Ali Fikri Yavuz Müminleri gördükleri vakit: “- İşte bunlar sapıklardır.” diyorlardı.
Ali Ünal Onları gördükleri zaman, “Şunlar, gerçekten sapıtmış tipler!” diyorlardı.
Bayraktar Bayraklı Müminleri gördüklerinde, “Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır” derlerdi.
Bekir Sadak Inananlari gordukleri zaman: «Dogrusu bunlar sapik olanlardir» derlerdi.
Celal Yıldırım Ve imân edenleri gördükleri vakit, «bunlar hiç şüphesiz sapıtmışlardır» derlerdi.
Cemal Külünkoğlu İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapıklardır” diyorlardı.
Diyanet İşleri (eski) İnananları gördükleri zaman: 'Doğrusu bunlar sapık olanlardır' derlerdi.
Diyanet Vakfi Müminleri gördüklerinde: «Şüphesiz bunlar sapıtmış» derlerdi.
Edip Yüksel Onları gördüklerinde, “Bunlar sapıklardır!“ derlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır Ve onları gördükleri vakıt ha, işte bunlar sapıklar diyorlardı
Erhan Aktaş İnananları gördükleri zaman, “İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır.” diyorlardı.
Gültekin Onan Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.
Hakkı Yılmaz Ve mü’minlerin bir kısmını/elçileri gördükleri zaman; “Şüphesiz işte bunlar, kesinlikle sapıklardır” diyorlardı.
Harun Yıldırım Onları gördüklerinde derlerdi ki: “Şüphe yok ki bunlar, sapmışlar.”
Hasan Basri Çantay Onları gördükleri zaman «Bunlar muhakkak sapıklardır» terlerdi.
Hayrat Neşriyat Ve onları gördüklerinde: 'Şübhesiz bunlar gerçekten sapıtmış kimseler!' derlerdi.
İbni Kesir Onları gördükleri vakit; muhakkak bunlar sapıklardır, derlerdi.
İskender Evrenosoğlu Ve onları gördükleri zaman: “Muhakkak ki onlar gerçekten dalâlette olanlardır.” dediler.
Kadri Çelik Onları gördükleri zaman ise, “Bunlar kuşkusuz sapıklardır” derlerdi.
Mehmet Ali Eroğlu İşte bunlar onları gördüklerinde " sapık insanalar" diyen.
Mehmet Okuyan Onları (müminleri) gördüklerinde ise “Şüphesiz ki bunlar sapkınlardır!” derlerdi.
Muhammed Celal Şems (Müminleri) gördüklerinde, “Şüphesiz bunlar tamamen sapık kimselerdir,” derlerdi.
Muhammed Esed ve ne zaman (inananları) görseler, onlara: "Yazık, bu (insa)nlar doğru yoldan sapmış!" derler.
Mustafa Çevik 29-36 Müşrikler dünya hayatlarında Allah’ın davetine iman edip, imanlarının gereklerini yerine getirenlerin yanlarından gelip geçerken onlarla alay eder, birbirlerine kaş göz işaretleri yaparak kendi aralarında da mü’minlere yaptıkları hakaret ve zulümleri de zevkle anlatırlardı. Hâlbuki onlar başkalarının inançları üzerinde gözetleyici, onları yargılayıcı ve haklarında karar vericiler olarak görevlendirilmemiş, bunun için de yaratılmamışlardı. Hesap Günü mü’minler, kendilerine böyle muamele edip, alay edenlerin hallerine bakıp gülecekler ve cennetteki tahtları üzerine kurulup birbirlerine, “Müşrik ve kâfirler Allah’a nankörlük etmenin cezasını çekiyorlar.” diyecekler.
Mustafa İslamoğlu ve iman edenleri her gördüklerinde "Bunlar iyiden sapıtmış" derlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen Ve onları gördükleri vakit derlerdi ki: «İşte bunlar sapıklardır.»
Ömer Öngüt İnananları gördüklerinde: "Bunlar sapık insanlar!" derlerdi.
Şaban Piriş Onları gördükleri zaman: -İşte bunlar, doğru yoldan sapmış derlerdi.
Sadık Türkmen onları gördüklerinde: “Kuşkusuz, işte bunlar sapmış olanlardır” derlerdi.
Seyyid Kutub İnananları gördüklerinde «Bunlar sapıklardır» derlerdi.
Suat Yıldırım Onları gördükleri zaman: "Şunlar kaçık insanlar, anormal tipler!" derlerdi.
Süleyman Ateş İnananları gördüklerinde: "Şunlar sapık insanlar" derlerdi.
Süleymaniye Vakfı Müminleri gördükleri zaman: “Bunların hepsi sapık!” diyorlar.
Tefhim-ul Kuran Onları gördükleri zaman ise: «Bunlar kuşkusuz şaşkın sapıklardır» derlerdi.
Ümit Şimşek Onları gördüklerinde ise 'İşte bunlar sapıklar' derlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.