|
Abdulbaki Gölpınarlı
|
Şüphe yok ki biz, o kitabı gerçek olarak indirdik sana, artık sen de, onun dininde bütün özünü ona bağla da ona kulluk et yalnız.
|
|
Abdullah Parlıyan
|
Ey peygamber! Biz sana bu kitabı değişmez bir gerçek olarak indirdik, artık sen de O'nun dini üzerinde yaşayarak bütün özünü O'na bağla ve yalnızca O'na kulluk et.
|
|
Adem Uğur
|
(Resûlüm!) Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlâs ile) kulluk et.
|
|
Ahmed Hulusi
|
Muhakkak ki biz sana O BİLGİyi Hak olarak (hakikatin olan Esmâ boyutundan açığa çıkardık) inzâl ettik! O hâlde Din'i, (varlıktaki sistem ve düzenin mutlak hâkimi - hükümranı olarak) Allâh'a kulluğunun farkındalığıyla yaşa!
|
|
Ahmet Tekin
|
Biz bu kitabı, sana, gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirmen için indirdik. O halde, Allah’ın dinini ve düzenini içtenlikle benimseyerek, samimiyetle ümmetin içinde uygulayıp Allah’ı ilâh tanı, candan müslüman olarak Allah’a teslim ol, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet et, Allah’ın şeriatına bağlan, Allah’a boyun eğ.
|
|
Ahmet Varol
|
Şüphesiz biz sana Kitab'ı hak olarak indirdik. O halde dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a ibadet et.
|
|
Ali Bulaç
|
Şüphesiz, sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet et.
|
|
Ali Fikri Yavuz
|
(Ey Rasûlüm), emin ol ki, biz sana bu Kitab’ı hak olarak indirdik. O halde sen de, Allah’a ibadette, O’na ihlâs ile kulluk et.
|
|
Ali Ünal
|
Biz, sana Kitabı gerçeğin ta kendisi olarak ve inişi esnasında da kendisine hiçbir bâtıl yol bulamayacak şekilde indiriyoruz. O halde, Din’i bütün yanlarıyla içten kabul ederek ve sadece O’nun rızasını hedef alarak Allah’a ibadet et.
|
|
Bayraktar Bayraklı
|
Bizim bu kitabı sana gerçek olarak indirdiğimizde şüphe yoktur. O halde sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.
|
|
Bekir Sadak
|
Biz sana Kitap'i gercekle indirdik. Oyle ise dini Allah icin halis kilarak O'na kulluk et.
|
|
Celal Yıldırım
|
Şüphesiz biz sana bu Kitab'ı hakk ile indirdik. O halde dini (ve dindarlığı) Allah'a hâlis kılıp samimiyetle ibâdete devam et.
|
|
Cemal Külünkoğlu
|
(Ey Resulüm!) Şüphe yok ki biz, o Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et!
|
|
Diyanet İşleri (eski)
|
Biz sana Kitap'ı gerçekle indirdik. Öyle ise dini Allah için halis kılarak O'na kulluk et.
|
|
Diyanet Vakfi
|
(Resûlüm!) Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlâs ile) kulluk et.
|
|
Edip Yüksel
|
ANKARA 4. SULH CEZA HAKİMLİĞİ'nin 24.06.2026 Tarih ve 2026/6172 D. İş sayılı kararında yer alan içerikler yayından çıkarılmıştır.
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
|
Emin ol biz sana kitabı hakkıyle indirdik onun için Allaha öyle ıbadet ve kulluk et ki dini ona halîs kılarak
|
|
Erhan Aktaş
|
Biz, bu Kitâp’ı sana Hakk ile indirdik. Öyleyse dini yalnızca Ona hâlis1 kılarak Allah’a kulluk2 et.
1- Dini Allah’a has kılmak, dinin tek sahibinin Allah, tek kaynağının Kur’an olduğuna îmân etmek demektir. Allah’ın buyruklarından başka hiçbir şeyi din edinmemek, Allah’ın buyrukları dışında dine hiçbir şeyi katmamaktır. Dinde arı duru, saf ve berrak olmaktır. Kur’an’ı dışında; sünnet, hadis, siyer, tefsir, alim vb. hiçbir şeyi dinde kaynak olarak görmemektir. Şirksiz bir bilinçle hurafesiz, katıksız, arı-duru bir şekilde kulluğunu yalnızca Allah’a özgülemek demektir. 2- Her insan kaçınılmaz olarak kuldur. Bu seçime bağlı olmayıp, zorunlu bir durumdur. Seçim kul olup olmamakla ilgili değil, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk ya Allah’a ya da Allah’tan başka şeylere olur. Allah’a özgü olan kulluk gerçek özgürlüktür. Allah’tan başkasına olan kulluk ise köleliktir. Allah’a kul olmayan bir kimse; bir düşünceye, görüşe, doğaya, iktidara, sisteme, kişiye, unvana, paraya, dünya malına vs. kul olmak zorundadır. Bu kulluk doğası gereği köleliktir. İnsan yaşamında kulluğun kapsamadığı, kulluğun dışına tutulabilecek hiçbir alan yoktur. Bir Mü’min için kulluk, insanın rûhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah’a bilinçli bir bağlılık ile yönelmesidir. İbâdet ve kulluk anlam olarak aynı şeydir: İbâdet kul kelimesinin mastarıdır.
|
|
Gültekin Onan
|
Şüphesiz, sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Tanrı'ya ibadet et.
|
|
Hakkı Yılmaz
|
Şüphesiz ki, Biz bu kitabı sana gerçekle indirdik. Öyleyse Din'i sadece O'nun için arındırarak Allah'a kulluk et.
|
|
Harun Yıldırım
|
Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak kulluk et.
|
|
Hasan Basri Çantay
|
(Habîbim) şübhesiz ki biz o kitabı sana hak olarak indirdik. O halde Allaha, dînde Ona ihlâs edici olarak, ibâdet et.
|
|
Hayrat Neşriyat
|
Şübhesiz ki biz, sana bu Kitâb’ı hak ile indirdik; öyle ise (sen de) dinde O’na (karşı)ihlâslı (samîmî) bir kimse olarak Allah’a kulluk et!
|
|
İbni Kesir
|
Şüphesiz ki Biz, kitabı sana, hak olarak indirdik. Öyleyse dini Allah için tahsis ederek O'na ibadet et.
|
|
Kadri Çelik
|
Hiç şüphesiz biz sana bu kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet et.
|
|
Mehmet Ali Eroğlu
|
(Uyarıcı Resulüm) Şüphesiz ki Kitap'ı hak olarak indirdik, Sen de Allah'a ihlasla yap ibadetler.
|
|
Mehmet Okuyan
|
Şüphesiz ki Kitabı sana bir amaç için biz indirdik. Sen de dini O’na özgü kılarak Allah’a kulluk et!
|
|
Muhammed Celal Şems
|
Şüphesiz Biz, sana (bu) Kitab’ı hak ile indirdik. Onun için dini, yalnız O’na halis kılarak, Allah’a ibadet et.
|
|
Muhammed Esed
|
hakikati ortaya koyan bu vahyi sana indiren Biziz. Öyleyse içten bir inançla Allah'a bağlanarak yalnız O'na kulluk et!
|
|
Mustafa Çevik
|
1-2 Bu Kur’an, her hükmü mutlak doğru, sınırsız ilim ve kudret sahibi olan Allah tarafından, yaratılışınızın amacını bildirmek ve o amaca uygun hayat nizamını yaşamaya davet için indirilmiştir. O halde şirkten ve küfürden arınmak için davete uyun ve yalnız Allah’a kulluk edin.
|
|
Mustafa İslamoğlu
|
Bu ilahi mesajı gerçek bir amaçla elbette Biz indirdik; şu halde, sadece Zatına hasredilmiş saf ve samimi bir borçluluk bilinciyle Allah'a kulluk et!
|
|
Ömer Nasuhi Bilmen
|
Şüphe yok ki, Biz sana kitabı hak olarak indirdik. O halde Allah'a, dini onun için halisane tahsis ederek ibadet eyle.
|
|
Ömer Öngüt
|
Şüphesiz ki biz Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak ihlâs ile kulluk et.
|
|
Şaban Piriş
|
Biz, sana kitabı hak olarak indirdik. Öyleyse, dini ona tahsis ederek Allah’a kulluk et!
|
|
Sadık Türkmen
|
Şüphesiz Biz sana, gerçekleri haber veren kitabı indirdik. Öyleyse (başkalarına değil, yalnız) Allah’a kul ol, dini yalnız Allah’tan (Kur’an’dan) öğren!
|
|
Seyyid Kutub
|
Ey Muhammed! Şüphesiz ki, Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak ihlas ile kulluk et.
|
|
Suat Yıldırım
|
Biz sana kitabı gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. O halde sen de yalnız Allah’a ibadet et!
|
|
Süleyman Ateş
|
Biz bu Kitabı sana hak ile indirdik; sen dini yalnız Allâh'a halis kılarak O'na kulluk et.
|
|
Süleymaniye Vakfı
|
Gerçekleri içeren bu Kitab’ı sana Allah indirmiştir. Öyleyse dinine bir şey katmadan kulluğu Allah’a yap.
|
|
Tefhim-ul Kuran
|
Hiç şüphesiz, biz sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet et.
|
|
Ümit Şimşek
|
Biz sana kitabı hak ile indirdik; sen de saf bir inançla Ona yönelerek yalnız Allah'a kulluk et.
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
|
Emin ol, bu Kitap'ı biz sana hak olarak indirdik. O halde, dini yalnız Allah'a özgüleyerek O'na kulluk/ibadet et!
|