85 - Bürûc suresi 3. âyet meali

وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
Ve şâhidin ve meşhûd(meşhûdin).
  
ve şâhidin ve şahit olan
ve meşhûdin ve şahit olunan
   
Abdülaziz Bayındır Hakka şahit olana ve şahit olunan hakka yemin olsun ki,
Abdulbaki Gölpınarlı Ve tanığa ve görünene.
Abdullah Parlıyan Kıyamet günü hazır olanlara ve o gün görülecek acaip şeylere veya  peygambere ve ümmetine veya son peygamberin ümmetine ve diğer ümmetlere veya peygamberlerden her biri ve ümmetlerine andolsun ki;
Adem Uğur (O günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki,
Ahmed Hulusi Şahide ve şahit olunana!
Ahmet Tekin Muhammed’e, peygamberlere, meleklere, Kur’ân’ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir, örnek önderlere, müslümanlara zulmeden zâlimlerin aleyhinde şahitlik yapanlara, denetlenen ümmetlere ve insanlara, delilleri, şâhitleri ortaya konarak, uğradıkları zulmün hesabı sorulacak olan mü’minlere yemin ederim.
Ahmet Varol Şahide ve şahit olunana. [1]
Ali Bulaç Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
Ali Fikri Yavuz Cumaya ve arefe gününe ki,
Ali Ünal Ve şahit olana ve şahit olunan her şeye.
Bayraktar Bayraklı (1-3) Burçlar sahibi göğe; vaad edilen o güne; tanık olan ve tanık olunana yemin olsun ki,
Bekir Sadak sahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar oldukten sonra diriltileceklerdir.
Celal Yıldırım Ve şâhid olana ve şâhid olunana da and olsun ki,
Cemal Külünkoğlu (1-5) Kendinde burçlar (takımyıldızlar) taşıyan göğe, o vaad edilen güne (kıyamete), şahit olana (görene) ve şahit olunana (görülene) andolsun ki, (inananları yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar kahrolmuş ve lanetlenmiştir.
Diyanet İşleri (eski) Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.
Diyanet Vakfi (1-7) Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Edip Yüksel Ve tanığa da tanık olunana da andolsun.
Elmalılı Hamdi Yazır Ve şâhide ve meşhûda kasem olsun
Erhan Aktaş Tanığa ve tanıklık edilene ant olsun,
Gültekin Onan Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
Hakkı Yılmaz 1-3 Kur’ân âyetlerini öğrenmiş iyi hesap bilenleri, ölüm anını, değişime, yıkıma uğratılan toplumların kalıntılarını ve bunları gözlemleyenleri 64 kanıt gösteririm ki,
Harun Yıldırım Şahidlik edene ve şahidlik edilene,
Hasan Basri Çantay şâhidle meşhûde ki,
Hayrat Neşriyat Hem (o günde) şâhid olana ve şâhid olunana!
İbni Kesir Şehadet edene ve şehadet edilene.
İskender Evrenosoğlu Ve şahit olana ve şahit olunana (görene ve görülene) (andolsun).
Kadri Çelik Ve şahit olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
Muhammed Celal Şems (1-3) Burçlara sahip göğü, vadolunan günü, tanık olan (birisini) ve (hakkında) tanıklık edileni şahit olarak gösteriyoruz.
Muhammed Esed ve O (her şeye) tanıklık eden ile (O'nun tarafından) tanıklık edileni!
Mustafa İslamoğlu her bir tanık ve sanık şahit olsun (da şu gerçeği ünlesin):
Ömer Nasuhi Bilmen (3-4) Ve şehâdet eden ve şehâdet olunana. Hendeklerin sahipleri mel'un bulunmuştur.
Ömer Öngüt Andolsun şâhitlik yapana ve şâhitlik edilene!
Şaban Piriş Şahid olana ve şahid olunana..
Sadık Türkmen Ant olsun o şahide ve şahitlik edilene!
Seyyid Kutub Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki.
Suat Yıldırım Şahid ile meşhûda kasem ederim ki:
Süleyman Ateş (O gün) Şâhide ve şâhidlik edilene andolsun,
Süleymaniye Vakfı Hakka şahit olana ve şahit olunan hakka yemin olsun ki[2],

[2] Ergenlik çağına ermiş her insan Allah’ın varlığına ve birliğine, onun kendi (rabbi) olduğuna şahit olur. Bazıları bu şahitliğin gereğini ölene kadar yerine getirir, ondan başkasına kul olmazlar. Bunlar önemli oldukları için Allah Teâlâ bunlara yemin etmiştir. Şahit olunan ise Allah Teâlâ’nın kendisidir.

“Rabbin, Âdemoğullarından, onların bellerinden nesillerini aldığında (erginlik çağına girdiklerinde) onları kendilerine karşı şahit tutarak “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” der. Onlar da: “Evet Rabbimizsin. Biz buna şahidiz.” derler. Artık Kıyâmet günü; “biz bunun farkında değildik” diyemezsiniz. Şunu da diyemezsiniz: “Önceden ortak koşanlar babalarımızdı. Biz ise onlardan sonra gelen bir nesildik. O batıla sapanların işlediklerinden ötürü bizi yok mu edeceksin?” (Araf 7/172)

Âdemoğlunun belinden neslinin alınması, nesle sebep olan tohumun alınmasıdır. O da buluğla başlar.

 

Tefhim-ul Kuran Şahid olana (görene) ve şahid olunana (görülene) .
Ümit Şimşek Ve şahitlik edene ve hakkında şahitlik edilene.
Yaşar Nuri Öztürk Tanıklık edene, tanıklık edilene/seyredene, seyredilene,

Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.