42 - Şûrâ suresi 39. âyet meali

وَالَّذِينَ إِذَا أَصَابَهُمُ الْبَغْيُ هُمْ يَنتَصِرُونَ
Vellezîne izâ esâbehumul bagyuhum yentesırûn(yentesırûne).
  
ve ellezîne ve o kimseler, onlar
izâ olduğu zaman
esâbe-hum onlara isabet etti
el bagyu saldırı, tecavüz, haddi aşma
hum onlar
yentesırûne kendilerine yardım edebiliyorlar
   
Abdulbaki Gölpınarlı Ve bir zulme uğradıkları zaman haddi aşmaksızın birbirlerine yardım ederek karşı duranlara.
Abdullah Parlıyan Ve bir zulme uğradıkları zaman, birbirlerine yardım ederek karşı dururlar.
Adem Uğur Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Ahmed Hulusi Onlar ki, zorbalıkla karşılaştıklarında birlikte mücadele ederek galip gelirler!
Ahmet Tekin İman edenler, bir haksızlığa, bir saldırıya, bir baskıya ve zulme uğradıkları zaman, zâlimlere, saldırganlara ve baskı yapanlara yardımlaşarak hadlerini bildirenlerdir.
Ahmet Varol Bir tecavüze uğradıklarında birlikte karşı koyarlar.
Ali Bulaç Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.
Ali Fikri Yavuz O kimselerdir ki, kendi haklarına tecavüz vaki olduğu zaman, onlar yardımlaşırlar (ve intikam alırlar, haklarını yerine getirirler).
Ali Ünal Onlar, (fert veya toplum olarak) bir tecavüze maruz kaldıklarında yardımlaşır (ve tecavüzü birlikte savarlar).
Bayraktar Bayraklı Kendilerine bir haksızlık yapıldığında yardımlaşarak üstesinden gelirler.
Bekir Sadak Bir haksizliga ugradiklarinda, ustun gelmek icin aralarinda yardimlasirlar.
Celal Yıldırım Ve zulme, hakları tecâvüze uğradıkları zaman, yardımlaşıp kendilerini savunanlar içindir.
Cemal Külünkoğlu Onlar, bir haksızlığa, zorbalığa uğradıkları zaman, birlik olup karşı koyarlar (zulme boyun eğmezler).
Diyanet İşleri (eski) Bir haksızlığa uğradıklarında, üstün gelmek için aralarında yardımlaşırlar.
Diyanet Vakfi Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Edip Yüksel Haksızlığa uğradıklarında kendilerini savunurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır Ve onlar ki kendilerine bağy (haklarına tecavüz) vaki' olduğu vakıt yardımlaşır onlar öcünü alırlar
Erhan Aktaş Bir haksızlığa, zulme uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Gültekin Onan Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.
Hakkı Yılmaz (36-39) İşte, verilen herhangi bir şey basit dünya hayatının kazanımıdır. Sadece dünya hayatının geçici bir menfaatidir. Allah katında bulunanlar [nimetler, ödüller] ise; iman etmiş ve sadece Rablerine işin sonucunu havale eden kimseler için, günahın büyüklerinden ve hayâsızlıktan kaçınan ve öfkelendikleri zaman bağışlayan kimseler için, Rablerinin çağrısına cevap veren, salâtı ikame eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturan-ayakta tutan], işleri de kendi aralarında görüşme, danışma olan, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden harcamada bulunan kimseler için ve kendilerine bir haksızlık ve saldırı isabet ettiği zaman birbirleriyle yardımlaşan/ intikam alan kimseler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Harun Yıldırım Onlar ki, haklarına tecavüz edildiği zaman yardımlaşarak karşı koyarlar.
Hasan Basri Çantay (36-37-38-39) Size verilen şey dünyâ hayaatının (geçici birer) fâidesidir. Allah indinde olan (sevab) ise daha hayırlı, daha süreklidir. (Bu sevablar) îman edib de ancak Rablerine güvenib dayanmakda, büyük günâhlardan ve faahiş kötülüklerden kaçınmakda, öfkelendikleri zaman bizzat (kusurları) örtmekde (bağışlamakda) olanlara, Rablerinin (tevhîd ve ibâdete âid da'vetine) icabet edenlere, namaz (ların) ı dosdoğru kılanlara — ki bunların işleri aralarında müşavere (ile) dir—, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allaha tâat uğrunda) harcamakda bulunanlara, kendilerine tağallüb ve zulüm vaaki olduğu zaman elbirlik (mazluma) yardım eyleyenlere mahsusdur.
Hayrat Neşriyat Ve kendilerine zulüm vâki' olduğu zaman, onlar yardımlaş(arak intikamlarını al)an kimselerdir.
İbni Kesir Onlar ki; kendilerine zulüm vaki olunca yardımlaşırlar.
İskender Evrenosoğlu Ve onlar, kendilerine bir saldırı isabet ettiği zaman yardımlaşırlar.
Kadri Çelik Ve hakları çiğnendiği zaman, birlik olup karşı koyarlar.
Muhammed Celal Şems Onlar zulme uğratıldıklarında (ise) öç alırlar.
Muhammed Esed ve bir zorbalık ile karşılaştıkları zaman kendilerini savunanlar (için).
Mustafa İslamoğlu yine onlar, haksız bir saldırıya muhatap olduklarında meşru müdaafa için dayanışma sergilerler.
Ömer Nasuhi Bilmen Ve o kimse için ki onlara bir zulüm isabet ettiği zaman onlar yardımlaşmakta bulunurlar.
Ömer Öngüt Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman birbirine yardım ederler.
Şaban Piriş Haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyarlar.
Sadık Türkmen Bir zulüm ve haksızlık kendilerine gelip çattığında; yardımlaşarak/birbirlerine arka çıkarak karşı koyanlardır!
Seyyid Kutub Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman, yardımlaşarak kendilerini savunurlar.
Suat Yıldırım Onlar zulme uğradıklarında yardımlaşıp haklarını alırlar.
Süleyman Ateş Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman kendilerini savunurlar.
Süleymaniye Vakfı Onlar, kendilerine bir saldırı olduğunda birbirleriyle yardımlaşırlar.
Tefhim-ul Kuran Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.
Ümit Şimşek Onların hakkına tecavüz edildiği zaman hep birlikte yardımlaşarak haklarını alırlar.
Yaşar Nuri Öztürk Kendilerine zulüm ve haksızlık gelip çattığında, yardımlaşırlar.

Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.