37 - Sâffât suresi 91. âyet meali

فَرَاغَ إِلَى آلِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ
Ferâga ilâ âlihetihim fe kâle e lâ te’kulûn(te’kulûne).
  
ferâga ilâ ile ilgilendi
âliheti-him onların ilâhları
fe o zaman, böylece
kâle dedi
e
lâ te'kulûne yemek yemiyorsunuz
   
Abdulbaki Gölpınarlı Derken o da onların mâbutları olan putlara gidip demişti ki: Neye yemek yemiyorsunuz?
Abdullah Parlıyan İbrahim de kimselerin bulunmadığı o günde, onların put ve sahte ilahlarına yaklaştı da, “Önünüze kutsallaştırılmak üzere konulmuş bu güzelim yemeklerden niçin yemiyorsunuz?
Adem Uğur Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz?
Ahmed Hulusi (İbrahim de) onların tanrılarına yaklaşıp yöneldi de: "Yemez misiniz?" dedi.
Ahmet Tekin Bir kurnazlık yaparak gizlice putların yanına gitti. Önlerindeki yemeklere bakarak, alaylı bir ifadeyle:'Yemeyecek misiniz?' dedi.
Ahmet Varol O da gizlice onların ilâhlarının yanına sokulup: 'Hani yemiyor musunuz?' dedi.
Ali Bulaç Bunun üzerine onların ilahlarına sokulup: "Yemek yemiyor musunuz?" dedi.
Ali Fikri Yavuz Bunun üzerine gizlice onların ilâhlarına (putlarına) varıb dedi ki: “- (Şu yanınızda bulunan yemekleri) yemez misiniz?”
Ali Ünal Bunun üzerine İbrahim, gizlice putların yanına sokuldu ve (kendilerine sunulan yiyeceklerin öylece durduğunu görünce) “Yesenize, niye yemiyorsunuz?” diye sordu.
Bayraktar Bayraklı O da tanrılarına yöneldi, “Yemez misiniz?” dedi.
Bekir Sadak (91-92) O da onlarin tanrilarina gizlice yonelip: «Sunduklari yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konusmuyor musunuz?» dedi.
Celal Yıldırım Sonra İbrâhim gizlice onların tanrılarına yönelip yaklaştı ve, «yemek yemez misiniz ?»
Cemal Külünkoğlu (91-93) O da onların tanrılarına gizlice yönelip: “Yemek yemiyor musunuz? Ne diye konuşmuyorsunuz?” diyerek onların üstüne yürüyüp sağ eliyle bir darbe indirdi.
Diyanet İşleri (eski) (91-92) O da onların tanrılarına gizlice yönelip: 'Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?' dedi.
Diyanet Vakfi (91-92) Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz? dedi.
Edip Yüksel Sonra, tanrılarına yöneldi ve “Yemez misiniz?“ dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır Derken kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da buyursanız a, dedi, yemez misiniz?
Erhan Aktaş Onların ilahlarına yanaşarak: “Yemez misiniz?” dedi.
Gültekin Onan Bunun üzerine onların tanrılarına sokulup: "Yemek yemiyor musunuz?" dedi.
Hakkı Yılmaz (91,92) Sonra da o, onların ilâhlarına sokulup “Yemez misiniz/ nasiplenmez misiniz? Neyiniz var ki, konuşmuyorsunuz?” dedi.
Harun Yıldırım Sonra gizlice putlarına varıp: “Yemez misiniz?” dedi.
Hasan Basri Çantay Bunun üzerine o da kurnazca onların düzme Tanrılarına varıb dedi ki: «Hani yemek yemiyorsunuz»?!
Hayrat Neşriyat Sonra (o da bir bahâne ile) gizlice onların ilâhlarına varıp dedi ki: '(Önünüze konmuş bu yiyeceklerden) yemiyor musunuz?'
İbni Kesir O da, tanrılarına yönelip dedi ki: Yemiyor musunuz?
İskender Evrenosoğlu Onların ilâhları ile ilgilendi ve: "Yani (siz yemek) yemiyor musunuz?" dedi.
Kadri Çelik Bunun üzerine onların ilahlarına sokulup, “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.
Muhammed Celal Şems Sonra o, gizlice tanrılarına doğru gitti ve dedi ki: “Sizler (hiç) yemez misiniz?”
Muhammed Esed O da onların tanrılarına gizlice yaklaştı ve "Ne o! (Önünüze konulmuş nimetlerden) yemiyor musunuz?
Mustafa İslamoğlu Derken o, onların putlarına usulca yaklaştı ve "Ne! Yoksa (önünüze konulanlardan) yemiyor musunuz?" dedi (ve ekledi):
Ömer Nasuhi Bilmen Artık onların putlarına gitti de (istihzâ tarikiyle) dedi ki: «Yemek yemez misiniz?»
Ömer Öngüt Gizlice putlarının yanına vardı. "Sundukları yemekleri yemiyor musunuz?" dedi.
Şaban Piriş İbrahim, onların ilahlarıyla baş başa kaldı. -Yemez misiniz? dedi.
Sadık Türkmen Derken gizlice, onların (tapındıkları) ilahlarına/tanrılarına yaklaştı ve dedi ki: “Yemez misiniz?
Seyyid Kutub İbrahim de; gizlice onların tanrılarına sokuldu. «Size sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz?»
Suat Yıldırım (91-92) O da çaktırmadan putların yanına sokuldu. Onlara takdim edilmiş öylece duran yemekleri görünce: "Buyursanıza, neden yemiyorsunuz?" "Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz?" dedi.
Süleyman Ateş O da gizlice onların tanrılarına sokuldu: "Yemez misiniz?" dedi.
Süleymaniye Vakfı Sonra gizlice ilahlarına yönelmiş ve şöyle demişti: “Siz bir şey yemez misiniz?”
Tefhim-ul Kuran Bunun üzerine onların ilahlarına sokulup: «Yemek yemiyor musunuz?» dedi.
Ümit Şimşek İbrahim ise onların tanrılarına vardı ve 'Yesenize,' dedi.
Yaşar Nuri Öztürk O da onların ilahlarının yanına sokulup dedi: "Bir şey yemez misiniz?"

Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.