37 - Sâffât suresi 10. âyet meali

إِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ
İllâ men hatıfel hatfete fe etbeahu şihâbun sâkib(sâkibun).
  
illâ ancak, sadece
men kimse, kişi
hatıfe kaptı, kaçtı
el hatfete kapmak, kaçmak
fe o zaman, böylece
etbea-hu onu takip etti
şihâbun bir şihap, ateş parçası
sâkibun delip geçen, kayıp giden
   
Abdülaziz Bayındır (6-10) En yakın göğü süs ile yıldızlarla süsledik ve her hayırsız şeytandan koruduk. Onlar Mele-i a’lâ’yı dinleyemezler; her taraftan atılırlar. Bu onları uzaklaştırmak içindir. Onlar için sürekli bir azap vardır. Bir an için kulak hırsızlığı yapan olursa onun arkasına, delip geçen bir ateş takılır.
Abdulbaki Gölpınarlı Ancak hırsızlama bir söz duyan olursa hemen onun ardından da aydınlatıcı ve delip geçen bir ateştir atılır, onu yakar.
Abdullah Parlıyan Ancak meleklerin konuşmalarından hırsızlama bir söz kapan olursa, hemen onun ardından da delici ve yakıcı bir ateş, ona peşinden yetişir ve onu yakar.
Adem Uğur Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
Ahmed Hulusi Ancak bir söz kapan olursa, bu yüzden onu yakıcı bir alev takip eder.
Ahmet Tekin Ancak bilgi sızdıranlar, uzaya kulak verip bilgi hırsızlığı yapanlar var. Hiç fırsat vermeden, gökten yere doğru delip geçen kor halinde düşen gök cisimleri, alevler, gök mermileri onların peşlerini bırakmaz, işlerini bitirir.
Ahmet Varol Ancak bir (söz) çalıp kapan olursa onu da parlak bir ateş izler.
Ali Bulaç Ancak (sözü hırsızlama) çalıp kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).
Ali Fikri Yavuz Ancak (o şeytanlar içinden, meleklerin sözünü) bir çalıb kapan olur. Onu da yakan parlak bir yıldız tâkib eder.
Ali Ünal Şu kadar ki, içlerinden biri bir söz kırıntısı hırsızlayacak olsa, onu da derhal yakıcı ve delici bir meteor kovalar (ve yok eder).
Bayraktar Bayraklı Yüce konseyden/topluluktan bir söz kapan olursa, onu da delice bir alev izler.
Bekir Sadak Hele bir tek soz kapan olsun; delici bir alev onun pesine dusuverir.
Celal Yıldırım Ancak bir söz dinleyip kapan olursa, peşine çok parlak bir kıvılcım takılır.
Cemal Külünkoğlu Eğer (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
Diyanet İşleri (eski) Hele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.
Diyanet Vakfi Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
Edip Yüksel Bir söz kapan olursa, onu, delici bir ışın izler.
Elmalılı Hamdi Yazır Ancak bir çalıp çarpan, onun da peşine bir şihabı sâkıb takılır
Erhan Aktaş Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.
Gültekin Onan Ancak (sözü hırsızlama) çalıp kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).
Hakkı Yılmaz (7-10) Kur’ân'dan, az da olsa yararlanan ve –roketle uzaya çıkanlar hariç– sürekli gayret içinde olan, herkesçe dışlanan ve Kur’ân'a kulak vermeyen tüm düşünce yetilerinden koruduk; bunlar uzayda işe yaramaz, faaliyet gösteremez.
Harun Yıldırım Ancak bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
Hasan Basri Çantay Meğer ki (içlerinden) bir çalıb çarpan (ı) olsun. Fakat onu da delib geçen bir alev ta'kıyb etmişdir.
Hayrat Neşriyat Ancak bir söz kapan olursa, onu da delici, alevli bir yıldız ta'kib eder.
İbni Kesir Ancak çalıp çırpan olursa; onu da hemen delip geçen yakıcı bir alev takib eder.
İskender Evrenosoğlu Ancak kim bir söz kapıp kaçarsa, o taktirde kayıp giden yakıcı bir alev onu takip eder (ona ulaşır, yok eder).
Kadri Çelik Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
Muhammed Celal Şems Ancak onlardan biri, (kötülük niyetiyle) bir sözü kapıp götürürse, onun peşine parlak bir alev (Bknz. 15:18) takılır.
Muhammed Esed ama eğer birisi (bu bilgiden) bir kırıntı koparmayı başarırsa, (bundan dolayı) yakıcı bir alevin pençesine düşsün.
Mustafa İslamoğlu ancak bir (bilgi) kırıntısı kapanlar olursa, onlar da delik deşik eden bir ateş korunun pençesine düşsünler.
Ömer Nasuhi Bilmen Ancak bir çalıp çarpan müstesna. Ona da hemen bir parça ateş parçası ulaşıverir.
Ömer Öngüt Hele bir tek söz kapan olursa delici bir alev onun peşine düşüverir.
Şaban Piriş Ancak, tek bir söz kapan olursa, hemen onu delip geçen bir alev takip eder.
Sadık Türkmen Ancak, (bir söz) kapan olursa, derhal peşine delip geçen yakıcı bir alev topu takılır.
Seyyid Kutub Ancak meleklerin konuşmalarından bir sözü kapan olursa, onu da delen ve yakan alevli yıldızlar takip eder.
Suat Yıldırım Ne var ki içlerinden birisi bir söz kırıntısı kapmayı başarırsa, derhal yakıcı ve delici bir ışın onu kovalar.
Süleyman Ateş Yalnız (yüce topluluktan) bir söz kapan olursa, onu da delici bir şihâb (ışın) izler.
Süleymaniye Vakfı Onlardan kim bilgi hırsızlığı yaparsa, delici bir ateş parçası hemen onun peşine düşer.
Tefhim-ul Kuran Ancak (sözü hırsızlama) çalıp kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).
Ümit Şimşek Ancak kulak hırsızlığıyla birşey kapan olursa, onu da delip geçen bir alev izler.
Yaşar Nuri Öztürk Yüce konseyden bir söz çalıp çarpan olabilirse de onun peşine hemen delici, alevli bir yıldız takılır.

Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.